5 Ocak 2026 Pazartesi

"Anoreksiya Nervoza: Erken Müdahale Hayat Kurtarır!"

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, Anoreksiya Nervoza'nın ciddi bir psikiyatrik hastalık olduğunu, estetik bir tercih olmadığını vurguladı. Erken müdahale yapılmazsa hayati risk taşıyan bu durum hakkında detaylı bilgileri paylaştı.

Günümüzde birçok insanın "daha zayıf olmalıyım" düşüncesine sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Erkmen, her mahallede spor salonlarının bulunmasının bu algının yaygınlaşmasına katkıda bulunduğuna dikkat çekti. Spor salonlarına giden kişilerin genellikle zayıflamak amacıyla oraya gittiklerini savunan uzman, bu durumu yaşayanların vakit kaybetmeden bir psikiyatri uzmanına başvurmaları gerektiğini ifade etti.

Prof. Dr. Erkmen, "Basit işlerde bile başlangıçta işi bitirmek çok daha kolayken zaman geçtikçe daha zor olur. Bunun için zaman kaybetmemek önemli" diyerek, akla gelen herhangi bir tıbbi sorunda harekete geçmenin gerekliliğini vurguladı.

Anoreksiya, Beyindeki Aksamalardan Kaynaklanıyor

Anoreksiyanın genellikle huzursuz aile ortamında büyüyen kişilerde daha sık görüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Erkmen, anoreksiyaya sahip kişilerin kendilerini güzel bulmalarının altında yatan psikiyatrik sorunlar olabileceğini dile getirdi. Bazı kadınların kadınlıklarını simgeleyen özelliklerden (kalçalar ve göğüsler) kaçınmaya çalıştığını, bazılarının ise "ne kadar zayıf, o kadar iyi" algısını ön plana çıkardığını belirtti.

Prof. Dr. Erkmen, anoreksik zayıflamanın daha karmaşık bir durum olduğunu ifade ederek, "Beslenme bozukluğu ve zayıflama durumu beyindeki aksamalardan kaynaklanıyor. Bu, bir kişinin diyet yaparak kilo vermesinden çok daha ileri bir durumdur. Kilo verdiğini düşünen bir kişinin aslında anoreksik olduğunu anlaması gerekir" dedi. Kilo verme sürecinde meydana gelen tahribatlar nedeniyle dişler ve saçlar da zarar görebilir.

30 Kilonun Altı Ciddi Bir Tehdit

Prof. Dr. Hüsnü Erkmen, anoreksiya nervozada zayıflama hızının başlangıçta yavaş olduğunu ve zamanla arttığını belirtti. Bu sürecin hiçbir gıda almama, alınanların ise kusma veya aşırı spor yapma eylemleriyle bağdaştırılabileceğini söyledi. Ayrıca bu hastaların gıdaların kalori değerleri hakkında çok iyi bilgiye sahip olduklarını açıkladı.

Erkmen, "Başlangıçta diyet gibi görünen bu durum, kötü sonuçlara yol açabilir. Hastalar, kilo verdiklerini düşünürken aslında sağlıksız zayıflamakta olduklarını fark edemeyebilirler. Özellikle 30 kilonun altına düştüklerinde ciddi bir tehlike vardır ve hastaneye yatış gerektirebilir" diyerek bu durumun ciddiyetine dikkat çekti.

Tedavi Sürecinde Erken Müdahale Önemli

Tedavi sürecinin hastadan hastaya değiştiğini ve bu süreçte başarı oranının önemli olduğunu dile getiren Prof. Dr. Erkmen, "Bir kişi ameliyat geçirip sağlıklı bir yaşam sürdürebilirken, basit bir hastalıktan ölebilir" diyerek tedavi sürecinin karmaşıklığına işaret etti. Anoreksiyada da benzer bir durumun söz konusu olduğunu belirtti.

Ayrıca, anoreksiya hastalarının mücadele ettikleri durum ve dereceye bağlı olarak farklı tepkiler verebildiklerini ifade etti. Bazı hastaların zayıfladıktan sonra durmak isteyebileceğini, bazılarının ise bu noktadan sonra durmayarak daha ciddi sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Son olarak, tedavi sürecinde başarılı olmak için hastanın durumu kabul etmesi ve erken tedavi için başvurması gerektiğini vurguladı. Uzun süre devam eden bir durumun tedavisinin zorluğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erkmen, hastaların tedavi süreçlerinde uyum sağladıkları takdirde iyileşme şanslarının artırılabileceğini belirtti.

ÖNCEKİ HABER

"Anoreksiya Nervoza: Erken Müdahale Hayat Kurtarır!"

SONRAKİ HABER

Samsung'un CES 2026'da Yenilikçi Fuar Deneyimi