5 Şubat 2026 Perşembe

Stresin Fiziksel Etkileri: Ağrı ve Rahatsızlıklar

Stres, beynin bir durumu tehdit olarak algılamasıyla ortaya çıkan ve hem zihni hem de bedeni etkileyen doğal bir uyarılma hâlidir

Stres, bireylerin zihin ve beden sağlığını olumsuz etkileyen doğal bir uyarılma halidir. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Psikolog Dr. Ezgi Dokuzlu Tezel, stresin tehlike anında vücudun hayatta kalma refleksi olarak kasların kasılmasıyla ortaya çıktığını belirtmektedir. Modern yaşamda, bu durum çoğu zaman gereksiz bir gerginliğe yol açmakta ve kısmi streslerde parasempatik sistem devreye girerek kasların gevşemesini sağlarken, uzun süreli stres durumlarında bu denge bozulabilmektedir. Uzun süreli strese maruz kalındığında, kaslar gevşeme sinyali alamaz ve bu da mikro kasılmalara yol açarak laktik asit ve metabolik atıkların birikmesine neden olur. Bunun sonucunda ise ağrı, sertlik ve yorgunluk hissi ortaya çıkar.

Beden ve zihin sürekli bir etkileşim içerisindedir. Psikolojik sıkıntılar ve duygusal problemler, zamanla bedene sinyaller göndererek fiziksel ağrılar şeklinde tezahür edebilir. Dr. Tezel, bedensel hastalıklardan ziyade psikolojik veya nöropsikolojik etkenlerin kaynağında olduğu ağrı türünü psikosomatik ağrı olarak tanımlamaktadır. Psikosomatik ağrılar gerçektir, lakin nedenleri genellikle ilk bakışta anlaşılamaz. Bu tür ağrılar, genellikle günlük yaşamı zorlaştırmakta ve sık sık kronik bir seyir izlemektedir. Yapılan tetkiklere rağmen tıbbi bir açıklama bulunamaması durumunda, hekimler hastaları psikolog veya psikiyatrist gibi uzmanlara yönlendirebilmektedir.

Dolaşım ve sindirim sistemi, strese daha duyarlıdır

Stresin, fiziksel şikayetlerle sıkça kendini gösterdiğini vurgulayan Dr. Tezel, en yaygın şikayetler arasında çarpıntı, kalp ağrısı, mide ve sindirim sorunları ile kas ve baş ağrılarının bulunduğunu ifade etmektedir. Kardiyolojik muayenelerde tıbbi bir neden tespit edilmeden görülen çarpıntı ve kalp ağrısı, çoğu zaman psikolojik etkenlerle ilişkilidir. Stres anında sindirim sistemi geri planda kaldığı için şişkinlik, mide doluluğu ve kabızlık gibi durumlar sıkça yaşanabilmektedir. Ayrıca, stres hormonlarının mide asidini artırması da yanma ve mide ağrısına yol açabilir. Stresli anlarda beynin ağrıya yanıtı değişerek bireyleri ağrıya karşı daha hassas hale getirmektedir.

Stres, beslenme düzenini de olumsuz etkileyerek bazı kişilerde iştah artışı, bazı kişilerde ise iştah kaybı şeklinde kendini göstermektedir. Özellikle migren hastaları için stres ile arasında güçlü bir bağ bulunmaktadır. Dr. Tezel, stresin kaslarda ve beyindeki damarlarda olağan dışı kasılmalara yol açtığını ifade ederek, bu durumun ağrıyla ilgili sinirleri hızla uyardığını ve beyne "ağrı var" sinyali gönderdiğini açıklamaktadır. Migren sırasında, özellikle alın ve göz çevresindeki damarlara yakın sinirler daha hassas hale gelir. Stresle birlikte bu hassasiyetin artması, damarların genişlemesine ve ağrıya duyarlılığın yükselmesine yol açar. Sonuç olarak, migreni olan kişilerde stres, özellikle alın ve göz çevresi başta olmak üzere zonklayıcı baş ağrılarını daha kolay tetikleyebilir.

ÖNCEKİ HABER

Stresin Fiziksel Etkileri: Ağrı ve Rahatsızlıklar

SONRAKİ HABER

"Deniz Özasker Anısına Beethoven Konseri"