Türkiye'nin tıp disiplinindeki en büyük farkının, dünyanın iki farklı ucundaki güçlü ekolleri doğru bir şekilde sentezleyebilmesi olduğu ifade ediliyor. Prof. Dr. Bozkurt Şener, “Biz bugün Amerika’daki gibi en yüksek teknolojiyi kullanarak tedavi sunarken, aynı zamanda Avrupa’daki o klasik hasta değerlendirme sistemini de koruyoruz. İki çok önemli dünyayı birleştirdik. Hem klasikleşmiş, güven veren hasta değerlendirme sistemi hem de bugünün en ileri teknolojisi. Türkiye tam olarak bu dengeyi kurduğu için tıpta bambaşka bir boyuta ulaştı” diye konuştu.
Prof. Dr. Şener, tıp alanındaki bu yükselişi en hızlı takip eden branşlardan birinin göz sağlığı olduğunu belirtti. Son 20-25 yıl içinde yaşanan teknolojik sıçramanın, özellikle lazer teknolojisinin gelişiminin göz sağlığı alanına önemli bir ivme kazandırdığını dile getiren Şener, “Bu alanda dünyada çok özel bir konuma geldik. Yurt dışında ilgiyle izlenen, tercih edilen bir ülke konumundayız. Uluslararası hasta trafiği de bunu doğrular nitelikte. Geldiğimiz noktada Türkiye, sadece sağlık hizmeti ihraç eden bir ülke değil, aynı zamanda göz cerrahisinde küresel standartları belirleyen bir merkez konumundadır” şeklinde ifadelerde bulundu.
Yurt Dışından İzlemeye Geliyorlar
Türk hekimlerinin yurt dışından yoğun ilgiyle izlendiğini aktaran Prof. Dr. Şener, göz sağlığı alanında vaka deneyiminin çok yüksek olduğunu, hekimlerin tecrübelerinin fazla ve teknoloji düzeyinin oldukça yüksek olduğunu vurguladı. Şener, “Bu nedenle yurt dışından ülkemize gelip inceleme yapan birçok merkez ve hekim oluyor. Günlerce buradaki ameliyat süreçlerimizi izleyip analiz ediyorlar. Ancak kolay kolay aynı teknolojiye erişemiyorlar çünkü bu alanda olağanüstü bir yatırım mevcut” şeklinde açıklamada bulundu.
Göz Sağlığında Yapay Zeka Dönemi
Aktif olarak kullanılan yapay zeka destekli teknolojilerin, detaylı ve kapsamlı analizler yapabilmelerine olanak tanıdığını belirten Prof. Dr. Şener, “Bugün, binlerce parametreyi çok kısa sürelerde analiz edebilen sistemlere sahibiz. Korneadan göz bebeğine, retinadan merceğe kadar her dokuyu en ince ayrıntısına kadar inceleyebiliyoruz. Hatta bu verilerle, ‘Hasta aslında nasıl daha iyi görürdü?’ sorusunun yanıtını simüle ederek cerrahi planlamalar yapabiliyoruz” şeklinde konuştu.
Sonuç olarak, Türkiye, göz sağlığı alanında sağladığı teknoloji entegrasyonu ve dünya standartlarını belirlemesiyle dikkat çekmekte, uluslararası arenada tercih edilen bir merkez haline gelmektedir. Yapay zeka destekli sistemler sayesinde, göz sağlığındaki gelişmelerin geleceği daha da umut verici görünmektedir.



