DenizBank'ın 21 yıldır desteklediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) DenizBank Konserleri, Şubat ayının ilk gününde klasik müzik repertuvarının en güzel örneklerini sunmak amacıyla özel bir programla başladı. Genç kuşağın öne çıkan yeteneklerinden Nil Venditti yönetimindeki orkestra, dünyaca ünlü saksafon virtüözü Jess Gillam ile birlikte sahne aldı.
6 Şubat akşamı, Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu'nda gerçekleştirilen konserin ilk bölümünde, Jess Gillam, İngiliz besteci Anna Clyne’ın, İrlanda folklorunda yer alan 'Banshee' ruhunun fantastik dünyasını yansıtan Glasslands adlı eseriyle sahne aldı. Bu eser, izleyicilere müzikal bir yolculuk sunarak, farklı duyguları bir araya getirdi.
Konserin ikinci bölümünde ise, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın aziz hatırasına ithaf edilen Edvard Grieg’in Peer Gynt Suites’inden Ase’nin İntihar bölümü seslendirildi. Bu bölüm, yaylalar için yazılmış ve bir veda sahnesini betimleyen duygusal bir kompozisyonla, hayatını kaybeden vatandaşlarımızı anmak amacıyla seçildi. Müzik, kaybın ağırlığını hissettiren bir atmosfer yaratarak dinleyicileri derinden etkiledi.
İkinci bölümdeki diğer bir eser ise, Wolfgang Amadeus Mozart’ın yalnızca sekiz günde bestelediği rivayet edilen 35. Senfoni (Haffner) oldu. Enerjik yapısı, parlak orkestrasyonu ve dramatik anlatımıyla Mozart’ın bu eseri, klasik dönem repertuvarının en sevilen eserlerinden biri olarak dinleyicilerle buluştu. Orkestranın tüm üyeleri, Nil Venditti’nin yüksek müzikal vizyonu ile eserin güçlü yorumunu başarıyla sundular.
Konser, hem teknik becerilerin gözler önüne serildiği hem de duygusal derinlik içeren bir performans olması açısından büyük beğeni topladı. Müzikseverler, sadece klasik müziğin güzelliklerinin değil, aynı zamanda müziğin birleştirici ve iyileştirici bir güç olduğunun da farkına vardı. Bu tür etkinlikler, müziğin insanları bir araya getiren en önemli unsurlardan biri olduğunun bir kanıtı olarak öne çıkıyor.
DenizBank Konserleri, İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası'nın sanatseverlerle buluştuğu önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Bu özel konser dizisi, müziğin evrenselliğini kutlayarak, dinleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşatmaya devam ediyor. Her konser, sanatın ve müziğin ortak dilinin, farklı kültürleri ve insanları bir araya getirmedeki rolünü bir kez daha gözler önüne seriyor.



