11 Şubat 2026 Çarşamba

"Kriz Dönemlerinde Turizmin Geleceği: Ayvalık"

Ayvalık Turizm Geliştirme Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri Ümit Özgültekin, 80-90 yılda bir yaşanan büyük kriz evrelerinden birinin içinde bulunduğumuz söyledi

Ayvalık Turizm Geliştirme Birliği (AYTUGEB) Genel Sekreteri Ümit Özgültekin, günümüzde dünya genelinde yaşanan büyük krizlerin turizm sektörü üzerine etkilerini ele aldı. Pandemiler, savaşlar, ekonomik dalgalanmalar ve iklim krizi gibi pek çok faktörün insan hayatını ve bakış açısını köklü bir şekilde değiştirdiğini ifade eden Özgültekin, insanların bu belirsizlik dönemlerinde daha derin anlam ve aidiyet arayışında olduklarını belirtti. Yaklaşık her 80-90 yılda bir tekrarlanan büyük kriz evrelerinden biri içerisinde bulunduklarını vurgulayan Özgültekin, mevcut sistemin çözülme sürecine girdiğini ve yeni bir düzenin henüz tam anlamıyla kurulmadığını dile getirdi.

Özgültekin, mevcut değişim sürecinin turizm sektörüne de yansıdığını belirtiyor. Uzun yıllar boyunca bir "kaçış endüstrisi" olarak algılanan turizm, artık insanların kendilerini güvende hissetme, bir yere ait olma ve gerçek teması kurma arayışlarına hizmet ediyor. Yerel, anlamlı ve hikaye barındıran yerlerin ön plana çıktığını ifade eden Özgültekin, büyük ve anonim tatil tesislerinin bu yeni ruhla uyum sağlayamadığını vurguladı. Dolayısıyla, bu kriz döneminin kazananları; kendi geçmişine sahip çıkabilen, insanlarla duygusal bağ kurabilen ve hız yerine denge sunabilen destinasyonlar olarak öne çıkıyor. Ayvalık, tam bu noktada doğal bir avantaja sahip.

Özgültekin, Ayvalık'ın sadece bir turizm ürünü değil, aynı zamanda bir hafıza alanı olduğunu belirtti. Zeytin ağaçlarıyla köklenme, taş sokaklarla yavaşlama ve yerel mutfağıyla güven duygusunu hatırlatan Ayvalık’ın sunduğu deneyimlerin önemine dikkat çekti. "Gösterişten uzak, acele etmeyen bir ritmi var" diyen Özgültekin, burada zamanın farklı bir algılandığını ve mekanların kendini kanıtlama çabasına girmediğini belirtti. Ayvalık’ın "gel" demek yerine, "hazırsan buradayım" dediği anlayışının, ziyaretçilere sunulacak deneyim açısından önemli olduğunu vurguladı.

Günümüz dünyasında bir destinasyonu pazarlamanın artık yeterli olmadığını, asıl meselenin insanların oraya gitme ihtiyacını hissettirmek olduğunu belirten Özgültekin, reklamlar ve kampanyaların hızla unutulduğunu ifade etti. Ancak insanların zihninde ve duygularında yer eden mekanların kalıcı olduğunu söyledi. Krizlerin geçici olduğunu, ancak doğru konumlandırılmış yerlerin sonraki yıllarda kazanan olacağını belirten Özgültekin, gelecekte öne çıkacak destinasyonların; insanlarda iz bırakan, hikayesini bilen ve yerel unsurları koruyan alanlar olacağına dikkat çekti. Ayvalık, bu bağlamda geleceğin merkezinde yer aldığını kaydetti.

Sonuç olarak, Ayvalık’ın turizm anlayışı, çağın ruhuna uygun bir şekilde şekilleniyor. Turizmin geleceğini anlamak isteyenler için net olan temel cümle ise, bir destinasyonu pazarlamak değil, o yere gitme ihtiyacını oluşturmak gerektiğidir.

ÖNCEKİ HABER

"Kriz Dönemlerinde Turizmin Geleceği: Ayvalık"

SONRAKİ HABER

"Ramazan İçin Esnek A101 Hediye Kartı Uygulaması"