18 Şubat 2026 Çarşamba

"Böbrek Taşları: Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri"

İnsanlık tarihinin en eski hastalıklarından birisi olan hatta Antik Mısır belgelerinde bile bahsedilen böbrek taşı günümüzde en sık görülen hastalıkların başında geliyor

Böbrek taşı, insanlık tarihinin en eski hastalıklarından biri olarak, Antik Mısır belgelerinde bile yer almaktadır. Günümüzde ise oldukça yaygın bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Küresel bir salgın olarak nitelendirilen böbrek taşları, bölgesel faktörler, hareketsiz yaşam biçimi, yetersiz sıvı alımı, aşırı protein ve tuz tüketimi, ayrıca fazla kilolar gibi sebeplerle ortaya çıkmaktadır. Kadınlarda da artan bir sıklıkla görülen böbrek taşları, zamanında tedavi edilmediğinde böbrek yetmezliği gibi hayati risklere yol açabilir. Doğum sancısını andıran ağrılarla yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bu taşlar, lazer ve robotik cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilmekte ve hastalar tedavi sonrasında aynı gün taburcu olabilmektedir.

Türkiye'de Böbrek Taşı Görülme Sıklığı

Dünya genelinde böbrek taşı görülme sıklığı %5-15 arasında değişirken, Türkiye'de bu oran %15 seviyelerine yükselmektedir. Bu da demektir ki, her 100 kişiden yaklaşık 15'i, hayatlarının bir döneminde böbrek taşı riski altında kalmaktadır. Bu yüksek oranın altında yatan sebepleri ise üç ana başlıkta toplamak mümkündür. İlk olarak, Türkiye'nin "taş kuşağı" olarak bilinen sıcak iklim kuşağında yer almasıdır. Yüksek hava sıcaklıkları, vücutta sıvı kaybını artırıp, idrarın yoğunlaşmasına ve kristallerin çökmesine neden olmaktadır. İkinci olarak, beslenme alışkanlıkları ön plana çıkmaktadır. Türkiye'de aşırı tuz tüketimi (günlük ortalama tuz tüketimi önerilenin iki katıdır) ve hayvansal proteinden zengin beslenme, kalsiyum dengesini bozarak taş oluşumunu tetikleyici etkenlerdir. Üçüncü olarak ise genetik faktörler söz konusu olmaktadır. Ailesinde taş öyküsü bulunan bireylerde risk %30 daha yüksek görülmektedir.

Böbrek Taşının Belirtileri ve Tedavi Seçenekleri

Böbrek taşlarının en belirgin ve yaygın belirtisi sırt ve bel ağrısıdır. Taşın bulunduğu böbrek tarafındaki uzun süreli ağrılar veya bıçak saplanır tarzında şiddetli ağrılar en sık karşılaşılan şikayetlerdendir. Ayrıca, idrar yaparken yanma hissi, idrar renginde değişim, bulantı, kusma ve ateş de böbrek taşı belirtileri arasında sayılabilir. Bir böbrek taşı tespit edildiğinde tedavi planlamasındaki en önemli faktör, taşın boyutu ve böbrekteki yeri olmaktadır. Taşın boyutu ne kadar büyükse, hastanın onu kendiliğinden düşürme şansı da o kadar azdır. Günümüzde tıbbı cihazlardaki ve lazer teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, böbrek taşlarının cerrahi tedavisinde kapalı endoskopik yöntemler kullanılmaktadır.

Modern Tedavi Yöntemleri

Günümüzde böbrek taşları için "açık ameliyat" yöntemi tercih edilmemektedir. Özellikle endoskopik aletler ve lazer teknolojisindeki ilerlemeler, böbrek taşı tedavisini oldukça kolaylaştırmıştır. Son yıllarda gelişen bu yeniliklerden biri Thulium Fiber Lazer teknolojisidir. Bu lazer, taşları sadece kırmakla kalmayıp, adeta un haline getirmektedir. Böylece hastalar, işlem sonrası büyük parçaları düşürme sancısı yaşamamaktadır. Ayrıca, bu lazer ile operasyon süreleri de önemli ölçüde kısalmaktadır. Diğer bir yenilik ise akıllı aspirasyon sistemleridir. Bu sistemler, taşlar kırılırken endoskopik cihazlara entegre edilerek vakumlanmakta ve temizlenmektedir. Bu yöntem, böbreğin içini taşsız hale getirmektedir. Tüm bu yenilikler, endoskopik tedavi süreçlerini kolaylaştırarak hastaların aynı gün taburcu olmasını sağlamaktadır.

Böbrek Taşından Korunmak İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Böbrek taşı tedavisinden sonra yeni taş oluşumunu önlemek için doktor kontrollerinin yanı sıra bireylerin yaşam tarzlarında da bazı değişiklikler yapması gerekmektedir. Bu değişikliklerin başında yeterli su tüketimi gelmektedir. Günde en az 2,5 litre su içmek ve içine bir dilim limon eklemek, limondaki sitratın taş oluşumunu engellemesine yardımcı olur. Ayrıca, tuz tüketiminin azaltılması, fazla tuzlu gıdalardan kaçınılması ve paketli gıdalardan uzak durulması önerilmektedir. Düzenli egzersiz yaparak, yerçekimi etkisi ile böbrekten kristallerin atılması sağlanabilir. Bunun yanı sıra, meyve ve sebze ağırlıklı beslenme alışkanlığı kazanmak da faydalıdır. Hayvansal protein tüketiminin sınırlandırılması önerilmektedir.

ÖNCEKİ HABER

"İzmir'de 30 İlçede Ramazan İftar Buluşmaları"

SONRAKİ HABER

"Ramazan'da Sağlıklı Beslenme İçin İpuçları"