18 Mart 2026 Çarşamba

Bayramda Tatlı Tüketimi ve Sağlık İpuçları

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş

Ramazan Bayramı'nda Tatlı Tüketimi ve Sağlık Üzerine Değerlendirme

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden Arş. Gör. Ekin Çevik, bir ay süren oruç ibadetinin ardından Ramazan Bayramı’nda artan tatlı tüketimi hakkında önemli bilgiler paylaştı. Bayramların, toplumumuzda "Şeker Bayramı" olarak da anılmasıyla tatlı ve şekerlemelere olan ilginin arttığını belirten Çevik, bayram sofralarının yalnızca bir kültürel gelenek olmadığını, aynı zamanda vücudumuz için biyolojik bir sınav niteliği taşıdığını ifade etti.

Ramazan ayı boyunca değişen beslenme düzeninin bayram sabahında hemen hissedildiğine dikkat çeken Çevik, oruç sonrası vücutta açlık hormonu olarak bilinen ghrelin seviyelerinde belirgin bir artış ile tokluk hissi veren leptin hormonunda ise hafif bir düşüş yaşandığını belirtti. Bu değişimlerin bireylerin bayramda daha fazla tatlı tüketme isteği hissetmelerine neden olduğunu vurguladı. Çevik, vücudun adeta "depolarınızı doldurun" sinyali verdiğini, bu durumun insülin dengesini bozabileceğini açıkladı.

Çevik, bayramda aşırı tatlı tüketme isteğinin değişen hormonlardan kaynaklandığını belirtirken, bu biyolojik iştah dalgasını yönetmenin ve farkındalıkla yemenin, bayramı sağlıklı bir şekilde atlatmanın anahtarı olduğunu vurguladı. Ayrıca, Ramazan boyunca vücudun bazal metabolizma hızının düştüğünü ve bayram dönemindeki ani tatlı tüketiminin pankreas üzerinde ciddi bir stres oluşturduğunu dile getirdi. Kan şekerinin hızla yükselmesinin ardından vücudun hiper-insülinemi tepkisi vererek bu durumu dengelemeye çalıştığını belirtti.

Diyabet, insülin direnci ve kalp hastaları için bayramın "tadımlık" ile "doyumluk" arasındaki ince çizginin hayati önem taşıdığını belirten Çevik, tatlıların mutlaka ana yemeğin ardından, lifli gıdalar ve proteinlerle birlikte tüketilmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, şerbetli ve hamurlu tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlıların tercih edilmesi önerisinde bulundu. Tatlılar tüketilirken yalnızca su, sade maden suyu veya ayran gibi içecekler tercih edilmesi gerektiğini belirtti.

Porsiyon kontrolü ile ilgili bilgiler de veren Çevik, şerbetli tatlıların "boş enerji" değerinde olduğunu, sütlü tatlıların ise yağ oranının düşük olması nedeniyle kan şekerini daha yavaş yükselttiğini ifade etti. Çevik, tatlılarda ideal porsiyon ölçülerini de açıkladı; puding veya meyve salatası gibi tatlılar için avuç içi kadar, baklava ya da kadayıf gibi enerji yoğunlukları yüksek tatlılar için ise belirtilen ölçülerde tüketilmesi gerektiğini belirtti.

Sosyal baskı ve yoğun ikramları yönetirken kültürel tatlıları tamamen reddetmek yerine 'seçici denge' stratejisinin uygulanmasını öneren Ekin Çevik, günlük toplam ilave şeker alımının toplam kalori ihtiyacının %5-10’unu geçmemesi gerektiğini belirtti. Bu, yetişkin bir birey için günde ortalama iki dilim baklava veya benzeri bir tatlıya denk geliyor. Birden fazla ziyaret gerçekleşecekse ikramların paylaşılmasını tavsiye etti.

Aşırı şeker tüketiminin kısa vadede yoğun baş dönmesine, soğuk terlemeye ve ani açlık hissine neden olabileceğinin altını çizen Çevik, uzunca vadede ise sürekli tekrarlanan yüksek şeker alımının obeziteye zemin hazırladığını ve karaciğerde yağlanmaya sebep olduğunu belirtti. Şekerin karaciğeri yağlandırdığını ve ayrıca yüksek şeker oranının damar sertliği riskini artırabileceği uyarısında bulundu.

Tatlı tüketiminin neden olduğu metabolik yükü hafifletmenin temel yollarının bol su içmek ve fiziksel aktivite yapmak olduğunu ifade eden Çevik, günlük 2.5-3 litre su içmenin ve tatlı tüketiminden sonra hafif tempolu bir yürüyüş yapmanın faydalarını anlattı. Bu aktivitelerin metabolizmayı canlandırarak, insülin hormonuna olan ihtiyacı azalttığını vurguladı. Ayrıca yürüyüşün bayram sonrası yaşanabilecek metabolik yorgunluğu önlemek için önemli olduğunu belirtti.

ÖNCEKİ HABER

Bayramda Tatlı Tüketimi ve Sağlık İpuçları

SONRAKİ HABER

"Zararlı Yazılım Tehdidi: Claude Code Sahtekarlığı"