Kalp hastalıkları kadınlar ve erkeklerde farklı seyredebiliyor
Kalp hastalıkları, kadınlar ve erkekler arasında ölüm oranları açısından belirgin farklılıklar gösteriyor. Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Nermina Alagiç, 12-18 Nisan Kalp Sağlığı Haftası’nda yaptığı açıklamada, kalp hastalıklarının erkeklerde daha sık görülmesine rağmen, kadınlarda ölüm oranlarının daha yüksek olduğunu vurguladı. Dr. Alagiç, menopoz sonrası dönemde kadınlarda bu durumun daha da kritik hale geldiğini belirterek, "Genellikle ilk kalp krizi daha ölümcül oluyor ve bunun önemli nedenlerinden biri hastaneye geç başvuru" dedi.
Kalp ve damar hastalıkları, hem dünya genelinde hem de Türkiye’de en yaygın ölüm nedeni. Bu hastalıklar, koroner kalp hastalığı, serebrovasküler hastalık ve romatizmal kalp hastalığı gibi birçok rahatsızlığı kapsıyor. Kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümlerin büyük bir kısmı kalp krizi ve inme nedeniyle gerçekleşiyor. Özellikle ölümlerin üçte biri 70 yaşın altındaki bireylerde görüldüğü vurgulanıyor. Aile öykesi, genetik faktörler, yaş, şeker hastalığı, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve tütün ürünleri kullanımı kalp hastalığı riskini artıran başlıca etkenler arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra, obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme ve aşırı tuz tüketimi de ikincil risk faktörleri arasında görülüyor.
Kalp belirtileri farklı şekillerde ortaya çıkabiliyor
Kalbin verebileceği sinyalleri anlamanın önemli olduğunu belirten Dr. Alagiç, kalbi bir eve benzetti. "Nasıl ki bir evdeki tesisat sistemleri bir bütün olarak çalışıyorsa, kalp de benzer yapılardan oluşuyor. Bu sistemlerde ortaya çıkan bir sorun, kendini farklı şikayetlerle gösterir," diyerek, hastaların şikayetlerinin ve sahip oldukları risk faktörlerinin hangi “tesisata” odaklanılması gerektiğini belirtti. Genel olarak en sık karşılaşılan belirtiler ise; kola, çeneye veya sırta yayılabilen baskı ya da yanma tarzında göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik, mide bulantısı, kusma ve terleme olarak sıralanabilir. Dr. Alagiç, daralan damara zamanında müdahale edilmesinin önemine dikkat çekerek, stent takılması, balon uygulaması veya bypass gibi işlemlerin etkili olabileceğini ifade etti.
Günlük alışkanlıklarla kalp sağlığı desteklenebilir
Kalp sağlığını korumanın yollarını sıralayan Dr. Alagiç, tütün ürünlerinin kesinlikle bırakılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, özel durumu olan hastalar hariç, haftanın en az 5 günü en az yarım saat egzersiz yapılması ve günlük tuz tüketiminin 5 gramı geçmemesi gerektiğini vurguladı. Omega-3 açısından zengin balık türleri olan somon, uskumru ve sardalyanın haftada en az bir kez tüketilmesi öneriliyor. Kırmızı et tüketiminin mümkün olduğunca azaltılması ve haftada en fazla 350-500 gramla sınırlandırılması gerektiği ifade edildi. Öte yandan, günde 30 gram çiğ kuruyemiş, en az 200 gram meyve ve en az 200 gram sebze tüketilmesinin kalbi korumak için önemli olduğu vurgulandı.
Kalp kontrollerine başlama yaşı düşüyor
Kalp sağlığının takibinin nasıl yapılması gerektiğine de değinen Dr. Alagiç, erkeklerde 40 yaşından sonra, kadınlarda ise menopozdan 5-6 yıl sonra yıllık kontrol tetkiklerine başlanmasının önemine dikkat çekti. Bununla birlikte, sağlıksız yaşam alışkanlıklarının artması sebebiyle bu yaş aralığının giderek düştüğünü belirtti. Hastaneye başvurulduğunda bu sürecin hikayesini dinleyerek skorlama yöntemiyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Alagiç, gerekli gördüklerinde EKO, kontrastlı sanal anjiyo veya efor testi gibi görüntüleme tetkiklerine başvurduklarını ifade etti.



