Kaspersky tarafından gerçekleştirilen araştırma, 15 Mayıs'ta kutlanan Uluslararası Aile Günü bağlamında, Türkiye’deki ailelerin çevrim içi güvenlik konusundaki tutumlarını ortaya koyuyor. Araştırmaya göre, ailelerin %35’i çevrim içi güvenlik hakkında konuştuklarını ifade ederken, yalnızca %34’ü tüm aile cihazlarını koruma altına almış durumda. Bu bulgular, "Aile Dijital Yöneticisi" rolünü üstlenen bireylerin proaktif tutumlarının önemini vurguluyor.
Çevrimiçi tehditlerin artışı ve her neslin dijital dünyada yer alması, siber güvenlik alışkanlıklarını her aile için kritik hale getiriyor. Aile içinde çoğunlukla bir veya iki kişi, abonelikleri yönetme, yeni cihazların kurulumu veya siber koruma süreçlerini planlama gibi görevleri üstleniyor. Kaspersky, modern ailelerin dijital güvenliklerini sağlamak için aldığı önlemleri inceleyen kapsamlı bir anket yaptı.
Kaspersky verilerine göre, anket katılımcılarının önemli bir kısmı aile içinde siber güvenlik konusunda eğitici bir yaklaşım sergiliyor:
- Katılımcıların %35’i, yaşlı aile bireyleri ve çocuklara güvenli internet kullanımı konusunda düzenli rehberlik sağlıyor.
- %45’i, aile üyelerinin parola yöneticisi çözümleri kullanmalarını öneriyor.
- %54’ü, çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımını teşvik ediyor.
- %45’i ise, hem aile bireylerinin kullandığı cihazlarda hem de kritik çevrim içi hesaplarda gizlilik ayarlarını düzenli olarak gözden geçiriyor.
Fakat, aile odaklı proaktif dijital koruma konusundaki farkındalık artarken, güvenlik çözümlerinin uygulanmasına yönelik tablo aynı derecede güçlü görünmüyor. Katılımcıların %8’i, aile bireylerini çevrim içi tehditlerden korumak adına herhangi bir önlem almadığını bildiriyor.
Ebeveyn kontrolü uygulamalarına bakıldığında, 18 yaş altı çocuğa sahip ailelerin %57’si, çocuklarının çevrim içi aktivitelerini takip etmek için bu çözümleri kullanıyor. Kaspersky Safe Kids gibi uygulamalar, çocukların uygunsuz içeriklere erişimini sınırlarken, belirli web siteleri ve uygulamalara erişimi kontrol etmeye, ekran sürelerini yönetmeye ve fiziksel güvenliklerini artırmaya yardımcı oluyor.
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, katılımcıların %34’ünün (yaklaşık her 3 kişiden biri) hala tüm aile üyelerinin cihazlarına güvenlik yazılımı yüklediği. Kaspersky uzmanları, günümüz tehdit ortamında siber suçluların hedefi haline gelen mobil cihazlar, tabletler ve bilgisayarların kapsamlı bir siber koruma gerektirdiğini belirtiyor.
Anket sonuçlarına göre, katılımcıların yalnızca %24’ü aile bireyleri adına yeni cihaz kurulumu yapıyor. Yeni cihaz kurulumu, çoğu zaman güvenlik açısından önemsiz gibi görünse de, cihaz kullanılmaya başlamadan önce alınacak önlemler güvenliği önemli ölçüde artırabiliyor. Uzmanlar, yeni bir cihazın ilk kullanımından önce güvenlik çözümü yüklenmesini öneriyor. Böylece cihaz, gizli tehditlere karşı taranabiliyor ve taraftan itibaren daha güvenli bir deneyim sağlanabiliyor. Ayrıca, gizlilik ayarlarının gözden geçirilmesi, kişisel verilerin uygulamalar ve hizmetlerle gereksiz yere paylaşılmasını engelliyor.
Veriler ayrıca, ileri yaş grubunun aile içindeki dijital güvenlik alışkanlıklarına daha az dahil olduğunu gösteriyor. Dünya genelinde 55 yaş ve üzerindeki katılımcıların yaklaşık beşte biri (yüzde 21), ailelerini çevrim içi tehditlere karşı korumak adına hiçbir önlem almadığını ifade ederken, yalnızca yüzde 24’ü aile bireylerinin cihazlarına güvenlik çözümü kuruyor. Bu yaş grubunda en yaygın güvenlik uygulaması ise parola yöneticileri olarak öne çıkmakta; katılımcıların %40’ı, aile üyelerine parola yöneticisi kullanmalarını öneriyor.
Kaspersky Teknik Uzmanı Brandon Muller, konuyla ilgili şunları söyledi: "Günümüzde birçok cihaz ve dijital hizmet kullanıyoruz. Çevrimiçi geçirilen her ek saat ve eklenen her yeni cihaz, siber suçlular için potansiyel birer giriş kapısı oluşturarak bizi daha geniş bir tehdit yelpazesine maruz bırakıyor. Ancak, her nesil bu hızlı değişimlere aynı kolaylıkla uyum sağlayamıyor. Bu nedenle, ailede birinin 'Aile Dijital Yöneticisi' rolünü üstlenmesi, özellikle çocukların ve yaşlıların siber tehditlerden korunması ile güvenilir çözümlerin kullanımı konusunda rehberlik edilmesi açısından kritik önem taşıyor."



