22 Temmuz 2026 Çarşamba

"Derin Uykunun Kanserle Mücadeledeki Rolü"

Son yıllarda dünya genelinde erken başlangıçlı (50 yaş altı) kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar görülüyor

Son yıllarda dünya genelinde "erken başlangıçlı" (50 yaş altı) kolorektal, meme ve rahim kanserlerinde ciddi artışlar gözlemleniyor. Amerikan Klinik Onkoloji Derneği'nin (ASCO) yürüttüğü çalışmalara göre, modern yaşamın getirdiği uyku düzensizliklerinin (mavi ışık, gece mesaileri, stres) bu artışta önemli bir tetikleyici olabileceği belirtiliyor.

Derin Uyku, Beynin Gece Vardiyasıdır

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Daryus Heydari, kaliteli uykunun yalnızca dinlenmek anlamına gelmediğini vurgularken derin uykunun hücresel düzeydeki onarım mekanizmaları için hayati önem taşıdığını belirtiyor. 2012 yılında Rochester Üniversitesi araştırmacıları tarafından tanımlanan Glimfatik Sistem'in yalnızca derin uyku sırasında tam kapasiteyle çalıştığını ifade eden Dr. Heydari, "Derin uyku sırasında beyin hücreleri küçülür, hücreler arasındaki boşluk genişler ve beyin omurilik sıvısı bu alanlardan geçerek gün boyunca biriken toksik atıkları temizler. Bu süreç, beynin adeta her gece kendini yıkaması demektir." şeklinde açıklama yapıyor. Yeterince temizlenemeyen beyin, beta-amiloid gibi toksik proteinlerin birikmesine neden olabiliyor ki bu durum, uzun vadede Alzheimer, Parkinson ve demans gibi nörodejeneratif hastalıkların riskini artırabilir.

Dr. Heydari, erişkinlerde ideal uyku süresinin 7-9 saat olması gerektiğini, ancak bunun yalnızca süre ile sınırlı kalmadığını, kaliteli ve kesintisiz bir uykunun da o kadar önemli olduğunu ifade ediyor. Ayrıca uyku sürecinin en etkin olarak gerçekleştiği zaman diliminin derin uyku evresi olduğuna dikkat çekiyor. Gece boyunca sık sık bölünen bir uykunun, yeterli süre uyunmuş olsa bile bu koruyucu süreçleri sekteye uğratabileceğini belirtiyor. Saat 23.00-03.00 arasında melatonin hormonunun en yüksek seviyeye ulaştığını söyleyen Dr. Heydari, bu saatlerde uyumanın sağlık açısından kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Uykusuzluk Tamamen Tedavi Edilebilir Mi?

Uyku bozukluklarının tanısında ilk adım detaylı bir hasta hikayesinin alınmasıdır. Altında yatan fiziksel bir neden (örneğin, uyku apnesi) varsa hasta uyku testi laboratuvarında bir gece misafir edilir. Bu yöntemle hastanın beyin dalgaları, solunum ve kalp ritmi incelenir. Bilişsel davranış terapisi ile uykuya dair olumsuz düşünce ve alışkanlıkların değiştirilmesi hedeflenmektedir. Medikal tedavide ise, doktor kontrolünde kısa süreli uyku ilaçları veya takviyeleri kullanılabilir.

Kansere Karşı Koruyucu Mekanizmalar Derin Uyku Evresinde Aktif

Eğer uyku bozukluğu yapısal bir hastalıktan ziyade yaşam tarzı, stres veya kötü uyku hijyeninden kaynaklanıyorsa, doğru yaklaşımlarla tamamen iyileştirilebilir. Yetişkin bir insan için ideal uyku süresi ortalama 7 ile 9 saat arasındadır. Hücresel yenilenme ve kansere karşı koruyucu mekanizmalar özellikle derin uyku evresinde aktifleştiriliyor. Gece sık sık bölünmeden ve blok halinde uyunan uyku kalitelidir. Saat 23.00 ile 03.00 arasındaki süre, melatonin hormonunun en zirve yaptığı saatlerdir ve bu saatlerde uykuya dalmak oldukça önemlidir.

Dr. Daryus Heydari, sağlıklı bir uyku düzeni için dört öneride bulunmaktadır:

  • Ritim Oluşturun: Hafta sonu dikhil her gün aynı saatte yatıp, aynı saatte uyanmaya özen gösterin.
  • Dijital Detoks Yapın: Uykudan en az 1 saat önce tüm ekranlarla (telefon, TV, bilgisayar) bağınızı koparın.
  • Karanlık ve Serin Yerleri Tercih Edin: Melatonin yalnızca zifiri karanlıkta salgılanır. Yatak odanızda hiçbir ışık (gece lambası veya cihaz ışığı dahil) olmamasına dikkat edin. Ayrıca oda sıcaklığının 18-20°C olmasına özen gösterin.
  • Sınır Koyun: Öğleden sonra (saat 14:00-15:00'ten sonra) kafein tüketimini kesin.
ÖNCEKİ HABER

"Microsoft Kimlik Doğrulama Oltalaması Tehdit Ediyor"

SONRAKİ HABER

Dünyagöz, Kazakistan'da Yeni Şube Açtı!