Sonuçta söz konusu olan eğitim. Toplumun temel taşlarından biri olan eğitim, günümüzde ne hâlde? Çocuklar birer yarış atına mı dönüştürüldü?
Bununla birlikte veliler de giderek daha hırslı bir hâle geldi.
Peki, bu hırsın sebebi ne?
Herkesin birbirine zincirlerle bağlandığı, kendisine verilen emri bir başkasına aktarmakla sorumlu bir robot gibi çalıştığı bir toplum mu olduk?
Bu durum bana âdeta sanal bir ortamı çağrıştırıyor.
Herkesin yalnızca verilen işi yaptığı, sürekli daha iyiye gidildiği sanılırken belki de daha kötüye gidilen bir düzen…
Umarım bu durum ileride elimizde patlamaz.
Çünkü bu durumun sonuçları, özellikle geleceğimiz olan çocuklarımız açısından çok daha korkutucu olabilir. Çok kısa bir süre önce okullarda yaşanan ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran cinayetlerin ardından benzer olayların tekrar yaşanması, üzerinde ciddi biçimde düşünmemiz gereken bir sorunu ortaya koyuyor.
Toplum, çocuklar ve eğitim nereye gidiyor?
Ortada bir hastalık var ve bu hastalığın nedenlerini bulup tedavi etmek gerekiyor.
Temele inerek başlangıç noktasını tespit etmeli, daha fazla yayılmadan önüne geçmeliyiz.
Peki, bu hastalığın kaynağı ne olabilir?
Bana göre yanlış kullanılan teknoloji, bu nedenlerin başında geliyor. Bunun yanında eğitimden bile daha önemli hâle gelen bazı değerlerin eksikliği de karşımıza çıkıyor. Anne baba sağduyusu, empati, vicdan ve merhamet… Üstelik yaşanan olaylarda adı geçen öğrencilerin ailelerinin eğitim düzeylerinin de farklılık göstermesi, meselenin yalnızca eğitimle açıklanamayacağını ortaya koyuyor.
Burada devlet büyüklerine ve özellikle Millî Eğitim Bakanlığına da büyük görevler düşüyor.
Bu sorunun çözümü için vakit kaybetmeden harekete geçilmeli, aileler, okullar ve ilgili kurumlar birlikte çalışmalı. Çocukların kendilerini güvende hissettiği, öğretmenlerin görevlerini sağduyuyla yaptığı, anne babaların ise çocuklarını yalnızca başarıya değil, insani değerlere de önem vererek yetiştirdiği bir toplum oluşturmalıyız.
Aslında hastalık ortada, tedavi yolları belli.
Yapılması gereken, herkesin kendi sorumluluğunu yerine getirmesi ve bu konuda ortak hareket etmesidir. Aksi takdirde bugün görmezden geldiğimiz sorunlar, yarın çok daha büyük toplumsal yaralara dönüşebilir.
Unutmamalıyız ki eğitim yalnızca başarılı bireyler yetiştirmek değil, aynı zamanda vicdanlı, merhametli ve sağduyulu insanlar yetiştirmektir. Çocuklarımızın geleceğini korumak, hepimizin ortak sorumluluğudur.
Daha sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir toplumda yaşayabilmek, çocuklarımıza daha güzel bir gelecek bırakabilmek dileğiyle…
Kaynak: batmansonsoz.net



