Mardin'in tarihi yapıları ve kültürel çeşitliliğiyle Türkiye'nin ortak mirasını yansıttığını belirten Yazgı, bu mirasın korunması, yaşatılması ve dünyaya tanıtılmasının kültür politikalarının temel sorumlulukları arasında yer aldığını anlattı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda Türkiye'nin kültürel zenginliğini geleceğe taşımak ve uluslararası alandaki görünürlüğünü artırmak için çalışmalarını sürdüreceklerini ifade eden Yazgı, şunları kaydetti:
"2021 yılında tek bir şehirde başlayan bu yolculuk bugün 7 bölgede 26 şehri kapsayan ve dünyanın en uzun soluklu kültür sanat organizasyonlarından biri haline gelen büyük bir marka değerine dönüşmüştür. Mardin bu yıl Türkiye Kültür Yolu Festivali'ne 2. kez ev sahipliği yapıyor. Festivalimizin 23. durağı olan şehrimizde 17-25 Ekim'de 9 gün boyunca 9 farklı mekanda 172 etkinlik gerçekleştireceğiz. Konserlerden sergilere, tiyatrolardan söyleşilere, atölyelerden çocuk etkinliklerine uzanan programımızın Mardin'i sanatın coşkusuyla buluşturmayı hedefledik. Osmanlı'nın mukaddes emanetleri sergisiyle medeniyetimizin tarihi hafızasını ziyaretçilerimizle paylaşacak, Yaşayan Miras Atölyeleri'yle geleneksel sanatlarımızı usta ellerden gelecek kuşaklara aktaracağız. Çocuk Köyü'müzde ise çocuklarımızın sanatla, üretimle, kültürel değerlerimizle buluşmasına imkan sağlayacağız. Çünkü inanıyoruz ki kültür ve sanat insanları yalnızca bir araya getirmez. Birbirini anlamanın, ortak duygularda buluşmanın ve geleceğe birlikte yürümenin yollarını açar. Mardin'in zenginliği tarihi yapılarının ve sanatlarının yanı sıra sofralarında da hayat buluyor."
Kaburga dolması ve sembusek gibi yöresel lezzetleriyle Mardin mutfağının yüzyılların birikimini ve farklı kültürlerin ortak mirasını günümüze kadar yaşattığını belirten Yazgı, festival kapsamında 30'dan fazla restoranı bir araya getiren Lezzet Noktası projesiyle kentin gastronomi zenginliğini daha geniş kitlelere tanıtmayı hedeflediklerini ifade etti.
Kaynak: batmansonsoz.net



