31 Ekim 2026 Cumartesi

"Ediz Hun'un 'Son Oyun' Gala Gösterimi Coşkuyla Yapıldı"

Yapımcılığını Filiz Emre ile Yunus Emre Tolan’ın üstlendiği, yönetmenliğini Tunç Topçuoğlu’nun yaptığı “Son Oyun”un dün gece Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’ndaki gala gösterimi, tarihî anlara sahne oldu

“Son Oyun” adlı belgeselin gala gösterimi dün gece Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Aspendos Salonu’nda yapıldı. Yapımcılığını Filiz Emre ve Yunus Emre Tolan’ın üstlendiği belgeselin yönetmenliğini ise Tunç Topçuoğlu üstlendi. Gösterim sırasında önemli anlara tanıklık edildi ve Türk sinemasının efsane isimlerinden Ediz Hun, seyircilerin coşkulu sevgisiyle karşılandı.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büșra Özdemir, gala etkinliğinde Hun’a çiçek takdim etti. Özdemir, çiçeği tüm hanımefendilere ithaf ederek Cumhuriyet Bayramı’nı kutladı ve büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü rahmetle andı. Özdemir, konuşmasına Cumhuriyetin 103. yılına vurgu yaparak, Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını saygı ile anarak başladı. Özdemir, Ediz Hun’u takdim ederken, onun Altın Portakal ile özdeşleşmiş bir isim olduğunu ifade etti ve Hun’un Antalya halkı ile bütünleşmesinin önemini vurguladı.

Galada konuşan Ediz Hun, seyircilerin ilgisinden dolayı duyduğu mutluluğu dile getirerek gözlerinin dolduğunu ve ilk kez belgeseli izlediğini söyledi. 134 filmde oynamış bir sanatçı olarak büyük başarılar gösteren yönetmeni tebrik etti ve sağlığı elverdiği sürece yeni projelerde yer alabileceğini belirtti. Bu geceyi asla unutmayacağını sözlerine ekledi.

Belgeselin yapımı sırasında insanların Ediz Hun’u görmekten sıkılabileceği endişesini dile getiren Hun, Türk sinemasının tarihine de ışık tuttu. 1914 yılında başlayan Türk sinemasının, 1922 sonrası önemli kişiliklerini ve eserlerini paylaştı. Bu dönemlerde Türk sinemasının gelişiminde aktif rol almış isimlere değinerek, Yeşilçam’ın önemini vurguladı. Türk sinemasının, o dönemde dünyaca ünlü İtalyan sinemasına benzer bir gelişim gösterdiğini ifade etti.

Ediz Hun, Norveç’teki Oslo Üniversitesi’ndeki eğitimini ve buradaki deneyimlerini de paylaştı. Eğitim sürecinde yaşadığı ilginç bir anekdot ile hocalarının merhametini aktardı. Ayrıca, Marmara Üniversitesi’nde ekoloji dersi verdiği sırada Bulgaristan’dan gelen Türk çocuklarına verdiği destekten de bahsetti.

Hun, belgeselde yer alan kaktüs koleksiyonunun bir müzeye dönüştürülmesi konusunda Ekrem İmamoğlu’nun girişimiyle gerçekleşen süreci anlattı. İmamoğlu’nun kaktüs koleksiyonunu görmek istediğinde büyük bir heyecan duyduğunu belirtti. 2028’in 19 Haziran’ında Bostancı iskelesinin yanındaki parkta yapılan camekan projesinin detaylarını aktaran Hun, bu projenin yaratıcı isminin Ekrem İmamoğlu olduğunu vurguladı.

Yönetmen Tunç Topçuoğlu ise Ediz Hun ile ilgili hayranlığını dile getirerek, belgeselin montajı sırasında kaktüs evinin açılması gibi süregelen bir hikaye olduğunu belirtti. Filmde hem arşiv görüntülerinin hem de yapay zeka üretimi görüntülerin bulunduğu bilgisini vererek, belgeselin hibrit bir yapım olduğunu ifade etti. Seyirciler, 50’lerden 60’lardan sahnelerin yanı sıra yapay zeka ile üretilen görüntüler de izleme fırsatı buldu.

Bu etkinlik, Türk sinemasının geçmişine ışık tutarken, Ediz Hun’un kariyerine ve genç nesillere ilham veren bir geçmişe yapılan bir yolculuk olarak önemini korumaktadır.

ÖNCEKİ HABER

"Ediz Hun'un 'Son Oyun' Gala Gösterimi Coşkuyla Yapıldı"

SONRAKİ HABER

Cumhuriyetin 103. Yılı Antalya'da Coşkuyla Kutlandı!